Güzel günlere nokta koyan bir yolculukta yazılmakta bu satırlar… Dönüş yolculuğunda bu sefer yalnızım… Sağıma solun önüm arkam yabancı… Ya da aslında sadece ben yabancıyım bu şehre… Ve şimdi gitmekteyim ait olduğum yere…

Acılarımı dertlerimi değiştirmeyi keşfettim şu zaman diliminde… Sol yanımı yine ağrıttım ama bu sefer kulağım oldu ağrıyan yerim… “Neren ağrıyorsa can oradadır” derler ya büyükler; canım da yaşama sebebim de bir anda kulağım oluvermişti… O sesimin beynimin içinde yankılanmasına katlanmak zorunda kalmıştım daha ne olsun.. Şimdi çevremdikelerin nasıl bir işkenceye maruz kaldıklarını daha bir iyi keşfetmiş oldum… Hepsinden bunun adına özür dilemeliyim.. 🙂

Çok istediğim bir şeydi… Gece yarısı denizin kenarında ayaklarımı şaplata şaplata yürümek… Geri kalır mıyım? İndim sahile.. Yıldızlar da eşlik etti o gece bana… Ve ben benim omuzlarıma ağır gelen ama denizin kolaylıkla kaldırabileceğini düşündüğüm sırrımı fısıldadım ona… Rahatladım.. Bir de şarkı tutturmuş dilim… Dönerken ellerim ceplerimde bir ıslık tutturmuşum… Duyuyorsun değil miii?? (:

İnternetsiz, tvsiz vaktin ne de güzel geçtiğini keşfettim.. Denenmeli… Her gün film izlemeyi, 3 günde kitap bitirebilmeyi, kendime vakit ayırmanın manasını keşfettim…

Balıkesir insanlarının inceliğini, neşesini, misafirperverliğini, sıcaklıklarını keşfetmem hele hiç zor olmadı…

Sabah geç kalkmanın, denizin derinliğinde dans etmenin, Balıkesir/Ören’in güzel çarşı kalabalığının, geceleri Tiran Bar’ın, oradakilerin samimi, arkadaş canlısı tavırlarının, gece eve dönüşteki bitmek bilmeyen repliklerimizin keşfi… İşte tatilimin keşfi…

Bağırarak şarkı söylemenin eşsiz keyfi de sarhoş olunca bir başka oluyor… 3 bardakla sarhoş olunabileneceğini keşfettim… Evet 3 bardak kolayla… 🙂 Herkesin alkol kullandığı mekanda onlara inat kola söylemenin ve inadına onlardan daha çok eğlenmenin değeri… Paha biçilemez… Sevmiyorum işte alkolü ve sevmeyeceğim de… Ama seviyorum sarhoş olabilitesi yüksek olan bünyemi…

Bilmediğim şarkıları öğreneceğim söz… Hatta ezberledim de..:

Harcadınız beni artık yeter..
Her yeni sevgili daha da beter..
Teker teker gelin ulan teker teker..
Sizi bana sayıylamı verdiler..

🙂

Ve sen, her kimsen… Eline gitar değen kişinin ilk öğreneceği şarkıdır Düş Sokağı’nın Ayrılık şarkısı.. Bilemedin ya, bilemiyorsun ya, şimdi ödevdir bu listedeki şarkılar sana…

DSS / Ayrılık

Emel Müftüoğlu / Korkuyorum
Ercan Saatçi / Sayenizde
Levent Yüksel / Ya Sonra
Yaşar / Masal

Olur da tekrar gelirsem hani oraya… Dinleyemezsem bu şarkıları var ya…

Ve beni misafir eden, annemin yerini aratmayan canımcım halama, babamın zaten çocukluktan arkadaşı olan enişteme ve ikiz olsak bu kadar benzemeyeceğim kuzenim Büşra’ya.. ouvv charliee eşiliğinde.. Teşekkürler 🙂

Kural bir: Eğer bir gün yolda kalırsam bilmem gereken cümle neydi? : “Veux-tu me traisser les cheveux”

🙂

Ve işte geldik bir yazının sonuna.. Emeği geçen herkese teşekkürler..

🙂

Baş baş…

Written by tûbâ

Leave a Comment