An itibariyle yeniden keşfettiğim bir durum…

“Sırf yalnız olmak değildir yalnızlık…
Aynada kendine tahammül edemeyen adam yalnızdır…
Kendi surlarında gedik açamayan adam yalnızdır…
Ama kendi etrafına kaleler kuran herkes…
Yalnız olmak istemez…
Onları yıkacak birilerini arar yanında…
Sevilmeyi hak etmediğini düşünen herkes yalnızdır…
Sevmekten korkanın kaderi ise yalnız olmak değildir…
Nefret ettikleriyle baş başa kalmaktır sonunda…

Yalnızlık ayrı düşmek değildir sadece…
Veda edememektir…
Neyin hayalini kurarsan kur…
Her hikayenin sonudur yalnızlık…

Her zaman karanlık değil…
Bazen pırıltılı bir mücevherdir yalnızlık…
Yalnızlık arkanı dönmek değildir sadece…
Serbest bırakmaktır sararıp solmuşlukları…

Çünkü canavar sabırla sürüden ayrılanı bekler…
Çünkü yalnızlık tek başına olmak değil…29
Pusuda bekleyen canavarla…
Tek başına mücadele etmektir…”
(alıntı)

Nerde, nasıl, ne şekilde olursan ol her zaman yalnızsındır…
Güvendiğin kişiye karşı acaba dediğin an başlar orada yalnızlığın…
Ailenin seni anlamamasıdır bir ölçüde yalnızlığının başlangıcı…
Bir tezatlıktır da…
Sevdiğin ne kadar kalablıksa o kadar yalnızsın hayatta…
İşte dahi, kurduğun hayaller seni yalnızlığa sürükler…

Attığın adımda yanında olmasını istediğin kişi…

Aslında adımlarına engel olduğunu fark ettiğin an terk eyleyeceksin…
Bunun sana geri dönüşü güzel olacaksa…
Daha rahat edeceksen o yolda…
Çekilecek bedeli de yalnzlıksa…
Ve yalnızlığın ömür boyu olmadığının bilincindeysen…

Varsın gelsin az biraz da onunla (yalnız başına) yürüyüver…

Ve işte bunu fark ettiğin an yalnızlıktan sıyrıldığın andır…
Sen hitabıma bakıp da aldanma…
Kendimedir bu laflar ya…

Keşfettim…
Lütfen keşfediniz…

Written by tûbâ

Leave a Comment