İki türlü kadından korkulması gerektiğini, biraz tecrübe, biraz gözlem ve biraz da ilişkilendirerek keşfetmekteyim.

Birinci kadın örenği terk edilen kadın.
İkinci kadın örneği ise istediği işe alınmayan kadın…

Ezel dizisinden bir replik: “Bir erkek aldatılırsa aldatılmış olur.. Ancak bir kadın aldatılmışsa bu kadının eksikliği olur ve kendini hep tamamlamaya çalışır..”

Terk edilen ya da iş başvurusu kabul edilmeyen kadın mağlup kadındır.
Bunu kabul etmesi, sindirmesi zordur…
Eksik yönlerini bulmaya çalışır hep bu dönemde..
Kendini geliştirmeye çalışır..
Uzun vadeli planları kısa vadeli olur..
Önemsemediği şeyler, öncelikli sırayı alır çoktan…
Daha fazla görünümün önem kazanır…
Daha sık kuaföre gitme…
Daha fazla alışveriş…
Daha fazla kültürel etkinliklere katılma..
Daha fazla….
Daha fazla…
Depresyona giren kadın soluğu kuaförde alır gibi görünsede bu durum, aslı kendindeki eksiği/kusuru tamamlama isteğidir…

En iyi projeleri bu zamanda ortaya koyar..
En iyi teklifleri (özel/iş) hatta bu dönemde alır…
Fark edemez durumda olsa da kendisi…

Gittiğim bir söyleşiden alıntı:”Arkadaşım yıllardır kamburdu, sürekli uyarmamıza rağmen bir türlü düzeltmedi kendisini.. Ne zaman ki sevdiği tarafından terk edildi, birden kamburunu düzelmeye başladı. Çok kısa sürede de düzelmişti”

İyi ki acı çekiyorsunuz da dedirtebilir hani bazen…
Ama dozunu iyi ayarlayabilen için….

Her dezavantaj, avantaja dönüştürülmesi için sunulmuş bir fırsat mıdır yoksa?
Bu da başka bir konu ama…

Written by tûbâ

Leave a Comment