Hayat bizi ihmallerimizden vurmak için hep hazırda bekler…

Kitabı zehir gibi ezberleyen bir öğrenciye, son dakikada baktığı ama “burdan da soru gelmez, gelse de yapmayayım ne olacak ki” dediği konudan gelir sınav sorusu…

Bir ürün üreticisinin her gün titizlilikle ürettiği binlerce ürün arasından öylesine bir ürüne bakmak isteyen patron, hep kusurlu olanı seçer…

Daha önce hiçbir çalışanının başına kötü bir durum gelmeyen ve çalışanlarına muazzam imkanlar sağlayan bir şirketin, yoğunluktan dolayı sigortasını birkaç gün ertelediği yeni işçisinin başına gelir büyük bir kaza…

Ve dahi, ailesine ilk kez yalan söyleyerek başka bir şehire giden genç bir çocuğun başına gelir ilk kez, ailesine haber verilmesi gereken bir olay gelir. Ailesi “onun orda ne işi var” der olayı öğrenmekten önce…

Hayat, şu cümleleri kurmamız izin vermez: “Bi’şey olmaz”,”Ne olacak ki?” vs. vs.

Kurmaya görelim, hemen hazırda tutar kendini ve saldırmaya başlar…

Sonra;

Ayağa değmedik taş olmaz, başa gelmedik iş olmaz…

Written by tûbâ

Leave a Comment