–  Derviş, ben çay demlemeyi bilmem…

–  Semaverin suyuna dikkat et, iyi çay iyi sudan olur. Her çay aynı türlü demlenmez, cinsine göre tutar kararını. Ama her zaman geçerli bir usul istersen, çaydanlığa kuru bir çay koy önce. Üzerine kaynar su kat semaverin çeşmesinden, döndüre döndüre. Sonra semaverin üstüne koy demliği. Vakte riayet et. Suyu, kaynamadan önce demliğe alma. Ateşe doğrudan temas ettirme. Ateşle demliğin arasında buharlık bir mesafe kalsın. Semaver usul usul yanarken su kaynasın. Buhar çıksın ki çay demini alsın, kıvama gelsin. Porselen demliği önceden ısıt. Demliğin sapı ısınmadan demleme. Demin zamanını kaçırıp çayı acılaştırma. Çay geceye yaraşır, geceyi kaçırma.Bütün bu işlere abdestsiz, besmelesiz başlama. Çay doldururken “Allah” demeyi unutma. Semaverde susan ateşi harlamayı, eksilen suyu tamamlamayı unutma. Ama deme dokunma. Üstüne su alma. Demlikte kararınca tut çayını ki yarı yolda kalma. Bittiğinde de yeni çay demle. Bir de, Hoca Ahmet Yesevi Hazretleri‘nin çaya nazarı duası vardır. O nazarı anmadan, o duayı mırıldanmadan demliği semaverin üzerine oturrma. (*)

“Kimselerin aklı ermez
Çay sohbeti hikmetine
Çünkü ezelde uğramamış
Mürşidin ülfetine”

–  Peki, demliğe ilave ettiğim suyun miktarını nasıl ayarlayacağım?

–  İşte o… O tamamen sana kalmış. Ona sen karar vereceksin. Ve çayın miktarına en uygun su miktarını kestirebildiğinde sen de çay da demlenmiş demektir.

Bu sohbetin, bu cezbenin, bu zikrin, bu meclisin, bu semanın ortasındaki semavere bakınca çaydan gelen neşvenin meyhane ehlinin neşvesinden geri kalmadığını, onların mey içerken hissettiğini bunların çay içerken hissettiğini düşündü. Teşbih hatalı kaçtı diye geçirdi içinden utanarak. Bu çay meclisi teşbih edilemeyecek kadar tertemizdi…

(*): Allah kıyamete kadar buna revac versin diyerek çay nimetini işaret etmiştir.

Nazan Bekiroğlu / Nar Ağacı

Written by tûbâ

Leave a Comment