Bilmek istiyorum…
Çünkü;
Gezi Parkı’na ağaç katliamına, yanlışa dur deme hakkına sahip olduğum için gittim;
Eylemcisin, çapulcusun dediler.

Tencere tavalarla sokağa çıkılarak eylem yapılmaz, boş bir uğraş dedim;
Desteksizsin, korkaksın dediler.

Başbakanın söylediklerinin çoğuna hak verdim, dinleyin dedim;
Yandaşsın dediler.

Başbakanın sert üslubunu eleştirdim;
Çatlak sessin dediler.

Başörtü taktığımı gördüler;
Yobazsın dediler.

Oturup iki kelam ettiler;
Entelektüelsin dediler.

Türkçe Olimpiyatları’na gidip, eşi bulunmaz bir organizasyon olduğundan bahsettim;
Cemaattensin dediler.

Gaz bombası atanlara, attıranlara, yetkililere görev istismarlarından ötürü kızdım;
Anarşistsin dediler.

Sonra;

Sen Akparti gönüllülüsün, partini, başbakanını savunsana dediler.

Senin Akpartili çevren çok, onlara doğru yolu göstersene dediler.

Sen hassas, duyarlı kişi idin, Olaylar hakkındaki hassasiyetini yazsana, dikkatleri çeksene dediler.

Dediler de dediler…

Velhasıl-ı kelam…
Ez cümle gelir Fuzuli’den


“Kime selam verdim ise rüşvet değildir deyü almadılar”

(Bkz: Şikayetname)

Written by tûbâ

Leave a Comment