Atılan bir adım, planlanan on adımdan yeğdir…

Peki ne zaman?

Yıllar önce üniversite sınavlarına hazırlanırken,
Aylık çözmemiz gereken soru kitapları masanın üstünde..
Gözümüzün önünde..
Çalışmaya hangi kitaptan başlayacağımıza karar veremeden gün sonlanır,
Stres artar,
Çözülen soru sayısı azalırdı..

Atın dedi Hüseyin abi..
Atın tüm kitapları yere,
Hiçbir şey olmasın masanın üstünde..
Sadece bir kitap alın ve başlayın çözmeye..
Takmayın kafanızı başka hiçbir şeye..
Bak o zaman yavaş yavaş bittiğini göreceksiniz.
Hızlandığınızı fark etmeyeceksiniz.

Eğer tüm kitapları masanın üstüne koyarsan,
Hangisine başlayacağına karar veremeden gün sonlanır. 

Yıllar geçti aradan..
Ne zaman ki çıkamadım işin içinden,
Hemen uygularım bu methodu:

“Karınca hızı ile dünyayı gezmek”

Dünya çok büyükmüş,
Sen çok küçükmüşsün,
Ne kadar yol almışsın,
Daha ne kadar varmış bitmesine,
İş çokmuş,
Sınav haftası başlamış,
Okunacak daha çok kitap varmış,
Arkadaşlarına vakit ayırmam gerekmiş,
Kafada sonuçlandıramadığın onlarca düşünce yer almış…

Hepsini süpürüp temizle.
Sadece ilk adımı at.
Hedefi bir kenara bırak.
Al bir kitabı başla okumaya.
Bırak listelemeyi, planlamayı,
Sınav haftasının bitmesine kaç gün kalmış boşver.
Sadece ilk sınava çalışmaya başla.
3 sunum varmış yetişmesi gereken, bir yazı, bir de rapor.
Sıraya koy ve listele değil dediğim.
Sadece 1 sunum var de kendine ve onu bitir.
Diğerini düşünme.
Bir tane net bi’şey olsun kafada ve onu bitir.
Bir arkadaşını ara ve onunla görüş.
10 adım sonrasını düşünerek, 1 adım atmanı engelleme.
Sadece o günün sonuca ulaşması için çalış,
Diğer tüm günler için her günü sıfırdan başlat.

Karınca eğer dünyanın büyüklüğüne hayıflanırsa,
Kendi küçüklüğüne yanarsa,
Eyvah bitmeyecek evhamlarından hiç adım atmayı düşünemez.
Ama sabırla, küçük adımlarla, bir yerden başlarsa…

Önceliklerini değil, önceliğini belirle.
Önce onu hallet,
Sonra öncelikler gelir bir şekilde…

Başlanan şey bir gün bitmeye,
Ertlenen ise hep ertelenmeye mahkumdur!

Written by tûbâ

Leave a Comment